24 Şubat 2017 Cuma
Takip Edin ,

“LOZAN BİN YILLIK TÜRK TARİHİNİN HESAPLAŞMASIDIR “

Prof. Dr. Caner Arabacı, “Balkan Harbi’nin bitimine kadar İtalya’da kalacak olan, Balkan Harbi bittiğinde bize verilmeyen 12 adayı Lozan’da verdik. Bizim en büyük problemimiz okumuş zümreyi kaptırmaktı. Okumuş zümre kültürümüzü, değerlerimizi benimsemedi. Lozan’daki kaybımızda devşirilmiş insanların etkisi büyük” dedi.
0 0 0
Loading...
24/11/2016
Okunma 1207
 “LOZAN BİN YILLIK TÜRK TARİHİNİN HESAPLAŞMASIDIR “

Haber: Emine Şeyma Yıldız

 

Mevlana Hoşgörü, Barış, Kültür ve Sanat Derneği'nin düzenlediği Çarşamba Söyleşileri'nin 68. Hafta Konuğu Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Caner Arabacı oldu. Dernek binasında düzenlenen programda Arabacı,  “Musul ve Lozan” başlığıyla tarihe ışık tuttu. Musul’un Anadolu’nun doğal bir devamı olduğunu söyleyen Arabacı, “Coğrafi yönden düşündüğünüzde zaten devamı… Anadolu’nun suları Musul’u meydana getiriyor. Biz Musul’dan 1918’de çekildik. Çekilişimiz iki ay sürdü. Çekilişin netleşmesi Mondros Mütarekesi’nden sonradır. Yani Musul’un elimizden çıkması 1. Dünya Harbi’ne dayanır.  Mondros Ateşkes Anlaşması, Osmanlı Devleti’nin yok edildiği bir anlaşmadır. Musul’u anlaşmaya rağmen aykırı olarak teslim ettik. Bu anlaşma yapıldığında Musul elimizdeydi. İngiliz kalleşliğiyle Musul’dan çekildik. Bu daha sonraki Musul iddialarının da kaynağıdır. Misak-ı Millideki dayanağımızdır. Biliyorsunuz biz daha harbe girmeden İngilizler Basra’ya Hindistan’dan yığınak yaptı. Musul’u nasıl kaybettiğimize inanamadık. Musul nerdeyse sınırlarımız oradan geçer. Ticareti, ulaşımı, iletişimi, kültürel ilişkileri vatandaşınız yapmazsa orası kendi vatanınız olmaktan çıkar, asıl kayıp budur. Musul’da bu acı tecrübeyi yaşadık. Eğer ülkenizin kültürel yapısını şekillendiremiyorsanız, savunma sanayini kuramıyorsanız, geliştiremiyorsanız, üretim yapamıyorsanız bilin ki bağımlısınız. Bu şekilde ülke elinizde çok kalmaz. Birileri alır. Anadolu çok güzel bir coğrafya, bu yüzden düşmanı çok...” ifadelerini kullandı.

 

“MUDANYA ATEŞKES, LOZAN İSE KURTLAR SOFRASIDIR”

Lozan’ı ele alan Arabacı, “23 Temmuz 1922’de Konya’ya İngiliz Generali ve Milletvekili geldi. Bu General Milli Mücadele Lideri Atatürk ile dört gün görüştü. 27 Temmuz’da da Ankara’ya gitti. Ondan sonra Yunanlılar, “İngilizler bizi Kemalistlere sattılar” yazdı. Sefa Saygılı bir eserinde bu görüşmeyle ilgili iki General Konya’da dört gün Napolyon’un Waterloo Savaşı’ndaki durumunu detaylı olarak konuştular yazdı. Bir General İngiltere’den Konya’ya, buradan da Ankara’ya Milli Mücadele Lideri ile bunu konuşmak için gelir mi? Orada neler konuşulduğunu bilmiyoruz. Lozan sürecinde şöyle bir durum var. Bizim ordumuz İzmir’e girerken Atatürk’ün karşısına bir İngiliz Albayı gelir. Atatürk, “Hepinizi yendik” der. Albay da, “Bizi yenmediniz, Yunanları yendiniz” cevabını verir. Lozan’daki süreçte bu hakimdir. İngilizler galip konumdadır, Fransızlar galip konumdadır, İtalyanlar galip konumdadır, Yunanlıları Türkiye yenmiştir. Yunanlılarla Türkiye eşit ortamda görüşmeye alınır. Bu yüzden Lozan bin yıllık Türk tarihinin hesaplaşmasıdır. Avrupalı devletlerle hesabının görülmesidir. Karşıda İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan var. Rusya, ABD, Japonya gibi ülkelerde gözlemci... Batılı ülkeler açısından bir hesaplaşma. Bu nedenle moral bozmak için 8 aylık süreçte ellerinden geleni yaptılar. Bu konuda telgrafların şifrelerini çözdüler. Yapılan bütün hesapları ve neyin masada savunulacağını biliyorlardı. İnönü diplomat değil askerdir. İlk tecrübesini Mudanya’da kazandı. Mudanya ateşkes, Lozan ise kurtlar sofrasıdır. Psikolojik baskıyı yıldırma çabasını da üstlerinde hissettiler. Zafer kazanmış devlet ve millet olarak fiilen elde ettiklerimizin üstüne ne aldık diye sorduğumuz zaman elimizde bir şey yok. Bizim teknik heyet donanımlı değildi. Bizim tek kazancımız tanınma oldu. Lozan’da boğazlar, uluslararası komisyona verildi ve Türkiye bunu benimsedi. 1936’ya kadar Çanakkale’ye gidemedik. Boğazın iki tarafından 20’şer kilometrelik alanlar komisyonun yönetimine verildi. Montrö antlaşmasıyla boğazlarda söz hakkına sahip olabildik. Lozan’da boğazlar Türkiye’nin elinde değildi ve 1936’dan sonra bile sorunlar vardı. Harp tazminatı konusu da içler acısıdır. Harpte ülkesine haksız saldırılan ülkeye savaş tazminatı ödetilir. Yunanlılar Batı Anadolu’yu kasaba kasaba yaktı ve savaş suçu işledi. Yunanistan’dan bir kuruş tazminat alınmadı. Lozan’da sınırlar konusuna bakıldığı zaman, Türkiye’nin 1920’de Misak-ı Milli yemini var. Bu yemine göre Batı Trakya, Batum, Musul bizim olmak durumundadır. Lozan’da bunların hiçbiri başarılamadı. Musul, Irak’tadır ve bu sınır 1926’da çizildi. 1. Dünya Savaşı’nı sonlandıran anlaşma 1918’de imzalandı. Bu anlaşmaya göre Musul bizim elimizde ama daha sonra İngilizler buna uymadı. Misak-ı Milli’ye göre 1918’de Türk ordusunun olduğu yerler bizim olarak kabul edildi. Bunun yanı sıra Ege’deki adalar sorunu çözülmedi. Adaların Lozan’da İtalya’ya ait olduğu Uşi’ye rağmen benimsendi. 12 adanın dışındaki 3 bin 500’ün üzerindeki adalarda verildi. Sonuç bizim için pek iç açıcı değil. Balkan Harbi’nin bitimine kadar İtalya’da kalacak olan, Balkan Harbi bittiğinde bize verilmeyen 12 adayı Lozan’da verdik. Bizim en büyük problemimiz okumuş zümreyi kaptırmaktı. Okumuş zümre kültürümüzü, değerlerimizi benimsemedi. Lozan’daki kaybımızda devşirilmiş insanların etkisi büyük” dedi.

 

“YENİ MAŞALAR VERMEMELİYİZ”

İngilizlerin kurnaz olduğunu belirten Arabacı şu ifadelere yer verdi; “Bizim heyete bir Irak sınırı yüzünden anlaşmayı ertelemeyelim, zaten 8 ay uzadı dediler. İngilizler öyle deyince kabul ettiler ve Musul’u orada kaybettik. Halbuki Musul bizim vatanımız, değerimizdi. Maalesef bizim heyetimiz İngiliz tuzağına düştü. İngilizler Musul petrollerinin gelirlerinin yüzde 10’unu bize verdiler. Anlaşmaya da bu yüzde 10 geliri bize satın diye de eklediler. 500 bin sterlin gibi komik bir rakama onu da sattık. Şu an Kandil olarak anılan bölgelerin Türkiye’ye verilmesini İngiltere teklif etti, biz kabul etmedik. Ondan sonra da Musul, milli bir yara olarak yüreklerimizde kaldı. Son olarak şunları söylemek istiyorum. Ayrılıklara düştüğümüz zaman Anadolu bize yar olmaz. Çünkü çok düşmanımız var. Bu coğrafya birlik olmadan korunmaz. Fitne bir hayli azdırıldı. Bunların Amerika’nın maşası olduğunu görüyoruz. İçimizden yeni maşalar vermemeliyiz.” 

0 0 0
Loading...
24/11/2016
Okunma 1207

Habere İfade Bırak !

1
İnanılmaz !
İnanılmaz !
1
Güzel
Güzel
1
Harika !
Harika !
0
Komik
Komik
0
Eğlenceli
Eğlenceli
0
Kötü
Kötü
0
Şaşırtıcı
Şaşırtıcı
0
Üzücü
Üzücü
Yorum Yazın
Gönder
Diğer Başlıklar
Namaz Vakti
Hava Durumu
KONYA
E-Dergi
Sayı 45
Sayı 44
Sayı 43
Sayı 42
Sayı 41

Sosyal Medya'da Biz