22 Şubat 2017 Çarşamba
Takip Edin ,
Yazı 15 TEMMUZ SONRASI İNŞAAT VE PİYASALAR
02/12/2016 - 12:30:00

 Arif Doğru
Arif Doğru
15 TEMMUZ SONRASI İNŞAAT VE PİYASALAR

Üzülerek belirtmek istiyorum ki Türk Milleti bir darbe girişimini daha yaşamış oldu. Peki, bu süreçten sonra Türk Ekonomisinde neler yaşandı? Neler yapıldı? Ne gibi önlemler alındı? İnşaat sektörüne etkisi neler oldu?

 

Darbe girişiminin ekonomiye etki sürecine 1 yıl geriye alarak bakmak daha doğru olacaktır diye düşünüyorum. Haziran 2015 seçimleri sonucunda tek başına iktidar olabilecek bir parti çıkmaması koalisyon zorunluluğu, 2002’den 2015’e kadar devam eden tek partili iktidar imkanının getirmiş olduğu piyasalardaki olumlu havayı bir nebze de olsa olumsuza çevirmiştir. Burada savunduğum tez Türkiye’nin tek partili hükümetlerde büyüme kaydetmesidir. Malumunuz koalisyonlarda Türkiye hükümet ortaklarının kavgasından başka bir şey yaşamamıştır.

 

Haziran seçimlerinden sonra Kasım 2015’e kadar kurulamayan hükümet, piyasaları daha da çok germiş, kamu ve özel sektörde birçok yatırımları yavaşlatmış, paranın akışını sekteye uğratmıştır. Kasım seçimlerinden sonra yeni hükümetin yeni politikası Türkiye’nin bölge ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirmesi sürecine yönelmesi piyasalara doping etkisi yapmıştır. Fakat bu olumlu gelişmeler 15 Temmuz darbe girişimi ile aniden gölgelendi. Piyasalar özellikle para piyasası allak bullak oldu. 14 Temmuz’da 2,87 TL olan dolar kuru 3,05 TL’ye kadar tırmandı.

 

Ancak Türk halkının 10 milyar dolardan TL’ye geçmesi ve hükümetin para piyasasında dik duruşu ile olumsuz hava bir nebze de olsa çok kısa bir sürede atlatılmış oldu. Eğer borsa ve bankalar darbe girişiminden kaynaklanan olumsuz para piyasasından etkilenip pazartesi günü tatil kararı alsaydı çok daha fazla zarar görürdük.  Bu arada Merkez Bankası’nın, “Bankalara gerekli likitide limitsiz olarak sağlanacaktır. Gerekli görülmesi halinde finansal istikrarı korumaya yönelik ihtiyaç duyulacak tüm önlemler alınacaktır’’ açıklaması taktir edilmesi gereken bir harekettir.

 

Bunların ardından toparlanmaya çalışan para piyasasına bir darbe de Fitch ve Moody’s’ten geldi. Fitch, Türkiye’nin durağan durumunu negatife çekmesi ile dolar yüzde 0,15 artış gösterirken, Moody’s ise Türkiye’nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin altına indirmesi ile doları 2,955 TL’ den 3 TL seviyesine yükseltmiştir. Tabi ki bunların hepsinin kasıtlı olduğu aşikâr…

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ısrarlı telkini ile konut kredi faizlerinin yüzde 1’ in altına indirilmesi, tasarrufun artırılması, kobilerin ve esnafın finansman ihtiyacının giderilmesi için yeni teşvik paketlerinin hazırlanması, vergi affı ve varlık barışı gibi uygulamalar ile piyasaları durgunluktan çıkarılmaya çalışılmıştır. Fakat konut kredi faizlerinin yüzde 1’in altına inmesi inşaat piyasasında beklenen hareketi tam olarak sağlamamıştır. Bu sürede gerekliliğini savunduğum PKK, FETÖ, Suriye ve Irak’taki Daeş operasyonları. Burada güven endeksinin önemi bir kere daha ortaya çıkmıştır.

 

Ama şunu asla unutmamalıyız,  “Büyük dağların başı dumanlı olur.” Yüzyıllar boyunca mazlumun yanında yer almış, zalime boyun eğmemiş Türk milleti bu tür senaryolara hep maruz kalmıştır ve kalacaktır. Türk milletinin darbelerle dolu makus talihini değiştirmesi yine Türk milletinin elindedir. Türk milleti 15 Temmuz akşamı sergilediği dik duruşundan vazgeçmemelidir.  Meydanlardaki nöbetlerimiz bitmiş olabilir ama asıl nöbetlerimiz şimdilerde. Her türlü olumsuz durumlara karşın rızkı veren Rabbimize teslim olarak birlik ve beraberlik içinde ülkemiz için daha çok çalışmalı ve üretmeliyiz.

Bu Yazı 5271 kez okundu
Yorum Yazın
Gönder
Namaz Vakti
Hava Durumu
KONYA
E-Dergi
Sayı 45
Sayı 44
Sayı 43
Sayı 42
Sayı 41

Sosyal Medya'da Biz

Öne Çıkan Haber!X