20 Ekim 2017 Cuma
Takip Edin ,
Yazı Feyzi Halıcı nın Ardından?
10/10/2017 - 13:22:00

 Erol Sunat
Feyzi Halıcı nın Ardından?

Ne demişti rahmetli Feyzi Halıcı o güzel güftesinde,

“Şavkıması sana doğru yolların,

 Sana doğru denizlerin çağrısı,

 Çırıl çırıl ötelerde bir güzel,

 Günaydınım, narçiçeğim, sevdiğim”

“Vurdum tellerine seni sazımın,

 Sende anahtarı alın yazımın,

 Yağmur yağmur serpil yalnızlığıma,

 Günaydınım, narçiçeğim, sevdiğim”

Bestesi rahmetli Çinuçen Tanrıkorur’a ait olan, Kürdilihicazkâr şarkı dillerden düşmemişti. Feyzi Halıcı Konya’nın kültür ve sanat hayatını derinden etkilemişti. Mevlana’yı Anma törenlerini ihya eden, Türkiye’nin en ünlü sanatçılarını, Konya ile buluşturan, tanıştıran, Konya’ya kavuşturan isimdi.

 Âşıklar Bayramında ülkenin bütün âşıklarını Konya’ya toplamayı başarmış, Konya’dan bir Âşıklar Bayramı çıkmasına vesile olmuştu. Konya Gazeteciler Cemiyetinin kurucularındandı. Kuvvetli bir kaleme sahipti. Bu topraklarda yetişen güçlü ve etkili şairlerden birisiydi rahmetli. Konya’nın gönüllü ve gönülden Kültür Elçisiydi.

Onun ortaya koyduğu kültür ve sanat etkinlikleriyle karşılaştırıldığında, bugün yapılmaya çalışılanların ne kadar zayıf ve cılız kaldığını da, görmemek mümkün değil.

Mesela, Feyzi Halıcı’nın ortaya koyduğu Mevlana Anma Programlarının alternatifi yoktu. Başta İstanbul olmak üzere, Türkiye’nin en önde gelen sanatçıları, bir kuruş bile talep etmeden Konya’ya koşar gelirlerdi.

Konya’nın ilk semazenleri de, o dönemde İstanbul’dan gelen Semazenler tarafından yetiştirilmişti. Konya ilk defa Sema görmüş, Rebap dinlemiş, Kani Karaca gibi bir sesle mest olmuştu. Konya Mevlana Anma Programları adına ne biliyorsa, ne öğrendiyse Feyzi Halıcı ve Konya Turizm Derneğinin gayretlerine borçludur.

Bugün kendi hatalarını görmek istemeyen, bu şehre bazı isimleri hala ısrarla direten dayatan, alternatif Şeb-i Arus programlarına davetiye çıkaranlar, anlayamazlardı Feyzi Halıcı’yı ve anlayamadılar.

Onsuz, Mevlana Anma Programlarının ve Âşıklar Bayramlarının ne kadar sönük geçtiğini bir türlü anlatamadık şehrin önde gelenlerine ve önde gidenlerine.

Hazan yaprakları gibi birer birer aramızdan ayrılıyor bu şehrin kültürüne, sanatına hizmet edenler, ömrünü verenler!

Cılız seslerle, kendi seslerini bile duyamayacak çıkışlarla, şehrin kültürüne hizmet edilemiyor. Her biri ayrı baş çeken, ayrı ayrı kervanlarla bölük bölük bölünen manzaralarla kültür zade olanlar, anlamıyorlar bu şehrin kültürünün neler çektiğini!

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğümüz var, Büyükşehir Belediyemizin Kültür Daire Başkanlığı var, Merkez İlçe Belediyelerinin Kültür Müdürlükleri var!

Şehrin Kültür ve sanat adamlarına sahip çıkanı yok!

Konya Sanatçısı, Konya Şairi, Konya Yazarı-çizeri dediğinizde, onları andınızda, onlara yaşıyorken birer plaket takdim ettiniz de, sizi anlamayan, alkışlamayan, destek vermeyen mi oldu?

Bir dostum bir tarihte, sizler hatırlatırsanız, yemin olsun falanca, filanca hatırlattı diye yapmazlar demişti!

Sayın Akyürek, üçüncü dönemine başlarken bizlerden gelen teklif ve önerileri mutlaka değerlendireceği sözünü vermişti.

Keşke bizler hiçbir şey yazmadan, olması gerekenler yapılsaydı da, bizler sizlere mahcubiyetimizi ifade eden yazılar yazsaydık!

30 Mart 2014 Mahalli İdareler seçimlerinden bu yana üç yıl altı ay geçti.

Konya’nın kültür ve sanat adamlarını, sanatkârlarını ne zaman hatırlamayı düşünüyorsunuz Sayın Akyürek?

Vefa şehri Konya, vefasızlığı kaldırmaz, vefasızı anmaz, hatırlamaz, yapılan vefasızlıkları unutmaz! Belli ki, Şehirlerin ruhunu yabana atıyorsunuz! Kim hatırlanması gerekenleri hatırlamazsa, onları da hatırlayanın olmayacağını tekrar hatırlatalım.

Yunus Emre’nin, mezar taşlarına bakarak “ Hani şunlar beyler idi / Kapıcılar korlar idi” diye başlayan şiiri sanırım kimsenin hatırına gelmiyor.

Hatırlamak gibi, ahde vefa gibi, bir isimin unutulmamasına vesile olmak gibi bir çaba ve gayretin içinde de nedendir bilinmez bulunulmuyor!

Sizler hatırlayıncaya kadar, şehrin ne kadar kültür ve sanat insanı varsa bu dünyadan ayrılıp gidecek, sanırım istediğimiz de bu.

Önemli olan sizlerin hatırlaması değil elbette. Bu şehrin insanları, bu şehrin hafızası hiçbir şeyi silmez. Sizlerin anmadıklarını, unutturmak istediklerini, şehir anıyor, yaşatıyor, seviyor, çoktan gönlüne yerleştirmiş durumda.

6 Eylül 2017 ‘de Ahmet Özdemir’i kaybettik, dünde Feyzi Halıcı’yı. Feyzi Halıcı Âşıkların babasıydı, hamisiydi. O gitti yetim kaldı Âşıklar. Çok güçlü bir şairdi. Feyzi Halıcı'ya Vefa Gecesi'nde bir başka ünlü şair, Yavuz Bülent Bakiler onun için "Tek Başına Kültür Bakanlığı" benzetmesi yapmıştı. Bu benzetme bile rahmetli Feyzi Halıcı’nın ne denli bir kültür adamı olduğunu ortaya koymaya yetip artıyor.

 

Merhum Feyzi Halıcı’yı rahmetle anarken, onun “Dua” isimli şirini sizlerle paylaşmak istiyorum;

Yükselir semaya doğru ellerim / Mavi gecelerin seher vaktinde /Hakka kanat açar hep emellerim /

Mavi gecelerin seher vaktinde”

“Kaybolur kederim kaybolur ahım / Gözümden yaş olur akar günahım / Bana daha yakın olur Allah’ım / Mavi gecelerin seher vaktinde”

“Bakışlarım yanar yanar tutuşur / Parlarken semada bir ilahi nur / Gönlüm dile gelir, gönlüm konuşur / Mavi gecelerin seher vaktinde”

“Bir ince duyarlık, içten mutluluk / Gönüller niyazda, ne ses ne soluk /Başlar Hak katına kutsal yolculuk/ Mavi gecelerin seher vaktinde”

“Bir uhrevi his var mı ki dünyada / Bulunsun tadı bir ulvi duada / Ne güzel Allah’ı getirmek, yâda / Mavi gecelerin seher vaktinde...”

Bu Yazı 45 kez okundu
Yorum Yazın
Gönder
Namaz Vakti
Hava Durumu
KONYA
E-Dergi

Sosyal Medya'da Biz